AYDOĞDU ÜZERİMİZE-1

SLAYT

2012-09-01 19:25:00
SLAYT |  görsel 1

Devamı

KELEBEĞİN SIRRI

2011-12-29 20:39:00

                            Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir adam, kenara oturduğu otlardan birinin dalında, küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldı ha açılacak gibiydi. Adam , bunun bir kelebek kozası olduğunu tahmin ediyordu. Böyle bir fırsat bir daha ele geçmez diye düşündü; ve bir kelebeğin dünya yüzü gördüğü ilk dakikalara şahit olmak istedi. Dakikalar dakikaları kovaladı , saatler geçmeye başladı , ama henüz kelebeğin küçük bedeni o delikten çıkmadı. Sanki , kelebeğin dışarı çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş olabileceğini düşündü. Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış da , artık yapabileceği bir şey kalmamış gibi geldi ona. Bu yüzden , kelebeğe yardımcı olmaya karar verdi: cebindeki küçük çakıyı çıkarıp kozadaki deliği bir cerrah titizliğiyle büyütmeye başladı. Böylece , bir-iki dakika içinde kelebek kolayca dışarı çıkıverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük , kanatları buruş buruştu. Adam kelebeği izlemeye devam etti; çünkü kanatlarının her an açılıp genişleyeceğini ve narin bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu. Ama bunlardan hiçbiri olmadı. Kelebek , hayatinin geri kalanını , kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de , asla uçamadı. ... Devamı

BAYRAM

2011-12-29 19:37:00

    BAYRAM   Oruç ibadeti, müminlere takvayı yani Allah’a karşı gönül hassasiyetini kazandırıyor. Ramazan’ın gecelerini ve gündüzlerini imkanı nisbetinde değerlendirerek geçirenlere Yüce Mevlâ bu ayın sonunda bir bayram ihsan ediyor. Bu müminlerin bayramı, oruçluların bayramı, takvayı kazananların bayramıdır. Oruç tutan ve ibadetlerini yerine getiren müminler bayramı hak etmişlerdir. Bayramı doyasıya yaşamalıdırlar. Çocuklarıyla, arkadaşlarıyla, akrabalarıyla, komşularıyla... Biz bayramımıza, bayram namazıyla başlarız. Sonra birbirimizle bayramlaşır kucaklaşırız. Komşuları ziyaret eder, birbirlerimize izzet ve ikramlarda bulunuruz. Helal çerçevede doyasıya eğleniriz. Peygamber s.a.v. Efendimiz’in uygulamasının böyle olduğunu biliriz. Bayram o bayram ola... Şevval Orucu Şevval ayının birinci günü Ramazan Bayramıdır. Bayram gününden sonra Şevval ayı bitinceye kadar altı gün oruç tutmak, Rasulullah s.a.v. Efendimiz tarafından tavsiye edilmiş sünnet bir ibadettir. Şöyle buyurmuştur: "Kim Ramazan orucunu tutar, sonra Şevval ayından altı gün ona eklerse, bütün yıl oruç tutmuş gibi (sevap kazanmış) olur." (Müslim, Sıyâm 39) Mehmet IŞIK /SEMERKAND Hayırlı Günler "Söz manadan, mana da sözden ayrı değildir. Tıpkı tenin candan (ruhtan) ayrı olmadığı gibi" ... Devamı

GENÇLİK ELDEN GİTMEDEN DOĞRU SEÇİMİ YAPMAK

2011-12-29 19:29:00

  GENÇLİK ELDEN GİTMEDEN DOĞRU SEÇİMİ YAPMAK     Zamanın birinde bir kasabada çok güzel bir kız yaşarmış. Bu kız o kadar güzelmiş ki, güzelliği çok uzak yerlere bile duyulmuş. Herkes onunla evlenmek istiyormuş. Bu genç ve güzel kız ise kimseleri beğenmiyormuş. Kasabada yaşayan bir genç kıza âşık olmuş ve ailesinden istemiş. Tabii kız teklifi kabul etmemiş. Aradan uzun yıllar geçmiş, kızı isteyen delikanlı kasabadan ayrılarak kendine bir hayat kurmuş, evlenip çoluk çocuğa karışmış.   Bir gün yolu bir zamanlar yaşadığı kasabaya düşmüş. Döner dönmezde ilk işi vaktinde isteyip te alamadığı o dünya güzeli kızı sormak olmuş. Yaşlı bir adam, önünde gül bahçesi olan bir evi göstererek kızın evlendiğini söylemiş. Genç, bu dünya güzeli kızla evlenen kişiyi merak etmiş. Ertesi gün evin etrafında gezinirken çirkin bir adamın evden çıktığını görmüş. Adam gittikten sonra kızın yanına vararak kendisini tanıtıp niçin böyle çirkin biriyle evlendiğini sormuş.   Kız da ona arkasındaki gül bahçesinden en güzel gülü koparıp getirirse cevabını vereceğini, yalnız bir şartının olduğunu, bahçede ilerlerken geriye dönmemesi gerektiğini söylemiş. Adam da bunun üzerine yüzlerce güzel gülün olduğu bahçede ilerlemeye başlamış. Birden çok güzel bir sarı gül görmüş. Tam ona doğru eğilirken biraz ileride kocaman pembe bir gül gözüne çarpmış. Tam ona uzanı... Devamı

RAHİP,SİHİRBAZ VE ÇOCUK

2011-12-29 14:22:00

                             RAHİP,SİHİRBAZ VE ÇOCUK   Hz. Süheyb radıyallıahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Sizden öncekiler arasında bir kral vardı. Onun bir de sihirbazı vardı. Sihirbaz yaşlanınca Kral'a: "Ben artık yaşlandım. Bana bir oğlan çocuğu gönder de sihir yapmayı öğreteyim!" dedi. Kral da öğretmesi için ona bir oğlan gönderdi. Oğlanın geçtiği yolda bir rahip yaşıyordu. (Bir gün giderken) rahibe uğrayıp onu dinledi, konuşması hoşuna gitti. Artık sihirbaza gittikçe, rahibe uğruyor, yanında (bir müddet) oturup onu dinliyordu. (Bir gün) delikanlıyı sihirbaz, yanına gelince dövdü. Oğlan da durumu Rahibe şikayet etti. Rahip ona: "Eğer sihirbazdan (dövecek diye) korkarsan: "Ailem beni oyaladı!" de; ailenden korkacak olursan, "beni sihirbaz oyaladı" de!" diye tenbihte bulundu. O bu halde (devam eder) iken, insanlara mani olmuş bulunan büyük bir canavara rastladı. (Kendi kendine:) "Bugün bileceğim; sihirbaz mı efdal, rahip mi efdal!" diye mırıldandı. Bir taş aldı ve: "Allahım! Eğer rahibin işi, sana sihirbazın işinden daha sevimli ise, şu hayvanı öldür de insanlar geçsinler!" deyip, taşı fırlattı ve hayvanı öldürdü. İnsanlar yollarına devam ettiler. Delikanlı rahibe gelip durumu anlattı. Rahib ona: "Evet! Bugün sen benden efdalsin (üstünsün)! Görüyorum ki, yüce bir mertdebedesin. S... Devamı

SULTAN MELİK ŞAH (Erzincan-Kemah)

2011-12-29 14:10:00

    SULTAN MELİK ŞAH (Erzincan-Kemah) Erzincan-Kemah'da, Kemah'ın girişinde,Fırat nehrinin kıyısında Sultan Melik türbesi vardır. Halk arasında ''Melik Sultan'' yada kulaktan dolma olarak ''Sultan Melek'' olarak da bilinir. Tarihe baktığımızda Sultan Melik'in Selçuklu hükümdarı Melik Şah olduğunu görüyoruz.Mübareğin cesedi az çürümüş. Türbenin dikkat çeken bir özelliği tek bir inanç mensuplarınca ziyaret ediliyor olmayışı. Bölgedeki Alevilerin ve Sünnilerin ziyaret ettikleri ortak mekanlardan biri. Bu türbede kurban kesen Aleviler ve Sünniler var.Ayrıca bazı gafil vatandaşlarımız türbenin üst tarafında dilek mumu yakmaktalar.Buda açıkça şirktir.   ... Devamı

Anne Karnındaki Bebeğin Rabbiyle Konuşması‏

2011-12-29 13:47:00
Anne Karnındaki Bebeğin Rabbiyle Konuşması‏ |  görsel 1

        Anne Karnındaki Bebeğin Rabbiyle Konuşması‏     Anne karnındaki bir çocuğun ağzı vardır, gözü vardır, kulağı vardır, eli vardır, ayağı vardır. Bütün aza ve cihazatı tam tekmil verilmiştir. Halbuki bunların hiçbirine orada lüzum yoktur. Orada çocuk, gıdasını, göbeğinden annesine bağlı bir hortumla almaktadır.   Şimdi bu çocuk:   -      Ya Rabbi! dese,   şu hortum bana yetmektedir. Pekiyi şu ağıza, şu göze, şu kulağa, şu ele, şu ayağa ne luzum vardı. Hiçbir işe yaramamaktadırlar?   Herhalde ALLAH'dan şöyle bir cevap alacağı muhakkak:   -      Acele  etme kulum, aklin almadigi seyede burnunu sokma. Sen kisa bir muddet sonra oyle bir aleme gideceksin ki burada 'her seyim' dedigin hortum, orada hicbir seye yaramiyacak, kesilip atilacak. Luzumsuz sandigin agiz, goz, kulak gibi seylerde en luzumlu cihaz durumuna gececek.       O cocuk bu gerceklere inanmasa ve bir inkarci olarak dunyaya gelse hakikaten hortumun ise yaramadigini, ebenin onu kesip kaldirip attigini; luzumsuz sandigi agiz, goz gibi cihazlarin devreye girdigini, onlarsiz olunmayacagini gorse utanir mi, utanmaz mi? Inanmadigi icin dizlerini dovermi, dovmez mi?   Su anda bizde, tipki o cocuk gibi bir ananin karnindayiz. 9 ay, 9 sene veya 90 sene sonra bir baska dunyaya dogacagiz. O dunyanin adi ahiret. Biz suanda dunya anamiza maddi hortumlarla, midemiz ile bagli durumdayiz.   Eğer biz:   -      İşte gecinip gidiyoruz. Ya Rabbi! Su Namaza, oruca, hacca, zekata, dine, imana, Islam'a ne luzum vardi?   Dedigimiz takdirde.   Rabbimizdan soyle bir cevap alacagimiz muhakkak!   -  ... Devamı

ÇOCUK SEVGİSİ

2011-12-28 23:54:00

    ÇOCUK SEVGİSİ       Çocuk, cennet nimetlerinden biridir.       Çocuk kokusu, cennet kokularindandir.       Her ağacın bir meyvası vardır. Gonülün meyvası da çocuktur.       Çocuklarinizi Çok öpün, her öpüşte Cennetteki dereceniz yükselir.       Çocuk sevgisi, Cehennem ateşine karşı perdedir.       Çocuklara iyilik etmek, Sıratı geçmeye sebeptir. Onlarla beraber yiyip içmek, Cehennemden kurtuluştur.       Cennetteki "Sevinç sarayı"na, ancak çocukları sevindirenler girer.       Evladınıza ikram edin, nasıl ana-babanızın sizde hakkı varsa, evladınızın da sizde hakkı vardir.       Çocuksuz bir evin bereketi olmaz   Bu hadisleri bahsettikten sonra konumuza gecelim:   Hz. Peygamber (s.a.s.), sevgili torunlari Hz. Hasan ve Hz. Huseyinli kucagina alir, oksar, oper ve severdi. Hatta namaz kilarken sevgili torunlari mubarek omuzlarina cikarlardi.Onlar rahatsiz olmasinlar diye de torunlari omuzlarindan inene kadar secdeden basini kaldirmazdi.       Sevgili Peygamberimiz, Hz. Muhammed (s.a.v.) sokak ve carsilarda karsilastigi cocuklara selam verir , saclarini oksar ve onlara ikrâmda bulunurdu. Cocuklara karsi cocuk gibi davranir, onlarin dunyalarina girebilmeyi en iyi O basarirdi.       Bir hadis-i seriflerinde: "Kucuk cocugu olan, onun hatiri icin cocuklassin." buyurmuslardir. Yani burdan anliyoruz ki "Cocukla cocuk olunmaz" cumlesi tamamen yanlistir.       Kalbinin katiligindan sika... Devamı

MEVLİD ARA DUASI

2011-12-28 22:59:00

  MEVLİD ARA DUASI Allahım Peygamberimiz (S.A.V) hürmeten ayağa kalktık,Bizleri dünyada Onun izinden,ahirette de nurlu yüzünden ayırma YA RABBİ!! Bizlere cenneti ve cennete götürecek hayırlı işler yapmayı nasib eyle,cehennemden ve cehenneme götürecek kötü işlerden de muhafaza eyle Ya Rabbi! Dualarımızın kabülü ve günahlarımızın affı için,Allah rızası için EL-FATİHA   http://dualarimiz.com/content/view/38/104/     ... Devamı

Hatim Duası

2011-12-28 22:19:00

Hatim Duası Ey yerlerin ve göklerin sahibi, kainatın ve bütün mevcudatın yegane halıkı... İstediğini istediğine veren, istediği zaman almak gücüne sahip olan ulu Allah... Şu anda kapına geldik, yüce divanına durduk, bütün kötülükleri bir tarafa bıraktık, tevbe ettik, bizleri yüce huzurundan boş geri çevirme Ya Rabbi ! Okumuş olduğumuz hatm-i şerifi; aşr-ı şerifleri kabul eyle, Ya Rabbi ! Hasıl olan sevabı Rasulullah (s.a.v.) efendimizin mübarek, aziz, latif ruh-ı tayyibelerine hediye eyledik kabul eyle Ya Rabbi ! Hz. Adem (a.s.) dan bu güne kadar gelip geçmiş her ne kadar peygamber varsa onların da ruhlarına hediye eyledik, ulaştır Ya Rabbi! Kur'an-ı Kerim’i elden ele, dilden dile, gönülden gönüle bizlere kadar ulaştıran sahabe-i güzin, tabiin, tebe-i tabiin, Müfessirin ve muhaddisin'in ruhlarına hediye eyledik, vasıl eyle Ya Rabbi ! Din, vatan, hak ve hakikat Uğrunda canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizin de ruhlarını meclisimizden haberdar eyle Ya Rabbi ! Bu hatmi okuyanların, dinleyenlerin, günahlarını affeyle, makamlarını cennet eyle. Peygamberimizin (s.a.v) şefaatine nail eyle Ya Rabbi ! Cümlemizin ölmüşlerine rahmet, geride kalanlarına sıhhat ve afiyet ihsan eyle Ya Rabbi ! Şu mübarek gecede/günde: Toprak altında çürümüş, isimleri unutulmuş, nesilleri kesilmiş, bir fatiha okuyacak kimseleri kalmamış müslüman kardeşlerimizin de taksiratlarını affeyle Ya Rabbi ! Ümmet-i Muhammed'in hasta kullarına şifalar, dertli kullarına devalar, borçlu kullarına hayırlı edalar ihsan eyle Ya Rabbi ! Ya Rabbel Alemin Yüce dinimize ve aziz vatanımıza göz diken dahili ve harici düşmanlarımıza fırsat vermeyip, onların islahları mümkünse islah eyle Ya Rabbi... islah eyle Ya... Devamı

YETİM ÇOCUKLARA KOL-KANAT GERİYORDU‏

2011-12-28 22:10:00

    Gül peygamberin (s.a.v) çocuk sevgisi     YETİM ÇOCUKLARA KOL-KANAT GERİYORDU    Bir Bayram günü peygamber Efendimiz(s.a.v) , oynamakta olan bir gurup çocuğun yanına uğradı. Orada arkadaşlarının oyununa katılmayan bir çocuk gördü. Üzüntülü olduğu halinden belliydi. Peygamberimiz, ona yaklaşıp halini sordu. Çocuk, yetim olduğunu, babasının ölümünden sonra anasının başkasıyla evlendiğini, kendisine bakacak  kimsenin olmadığını, işte bu sebeple üzüntülü olduğunu  bildirdi. Peygamberimiz, onun  üzüntüsünü hafifletmek istedi ve; "İster misin ,  Muhammet senin baban olsun,Ayşe anan ve Fatma da kardeşin olsun?" buyurdu. Çocuk buna çok sevindi ve babaların en yücesi,  anaların en faziletlisi ve kardeşlerin en hayırlısı ile yaşamaya gitti.        En sevgiliye Yüz'lerce salat ve Güllerce selam,olsun...!!!   ... Devamı

EY RABBİMİZ RASULÜNÜ ANIŞIMIZDAN HABERDAR ET‏

2011-12-28 21:56:00

  Rengi değişti alemlerin tek bir gecede Cihana rahmet yağdı, gül yağdı hep nur yağdı, En güzel sancısıyla bir yetimin evinde Mekke'den çıkan nurla kainat aydınlandı, Gül ve nur yolunu kaybetmiş divaneleriz Ondört asırdır gül kokuna hasret çekeriz.. Suyun azizliği, gülün güzelliği senden Senden, rahmet oluşu yağmurun üstümüze, Narı var, nuru yok güneşin, ne varsa senden Asrın zulumatından çıkar bizi gündüze, Şimdi, ikliminde yanıp tutuşma zamanı Şimdi, Allah'ın boyasıyla boyanma anı.. Su hayatlığını kazandı pazartesinden Hazan ve hüzün bitti, gül ve nur devrindeyiz, Gül ki; kokmuş yüreklere amberdir teninden Nur ki; said olmuş, husrev olmuş izindeyiz! "Nar nuru yakmaz", nur narı da içine aldı Nur; ateşe su, senden bize nurlu gül kaldı.. Gül; candır, nur; canan, ikisi de sendendir Canisi olduk gülistanında güllerinin, Ayın ondördü yüzünün nişanesidir Mavileri solmuş olsa da umut şehirlerinin.. 'Zaman ihtiyarladıkça Kur'an gençleşiyor' Güllere can, nurlara nur katanlar geliyor.. Seyyidi olamadık biz nefislerimizin Hep ser sefil dolaştık dünya zindanlarında, Nuru yok, feri de kalmadı gözlerimizin Gül ve Nur arıyoruz saadet saraylarında, Pazarda şahımız köle diye satıldı Arştan ferşe çıkan elimizde niyaz kaldı.. ... Devamı

ALLAH (CC)‏

2011-12-28 21:52:00

    Kâinatın ve kâinatta bulunan tüm varlıkların yaratıcısı, koruyucusu olan tek varlık, ibâdet edilmeye lâyık tek Rab, Mevlâ, Huda'ya ait özel isim. En yüce varlık olarak inanılan, bütün kemâl sıfatları şahsında bulunduran ve her türlü noksan sıfatlardan uzak olan gerçek Ma'bud. Varlığı zorunlu olan tek yaratıcıya ait yüce bir isim. Bu isimle çağrılan bir başka varlık olmamıştır, olmayacaktır da.                   ALLAH (C.C) İsim, ifade ettiği ilâhî manasıyla yalnız Allah'a aittir ve hiçbir kelime bu ismin manasını ve muhtevasını ifade gücüne sahip değildir. Bu isim başkası için de kullanılamaz (Meryem Suresi, 19/65). İsmin, ait olduğu yaratıcı bir olduğundan, ikili ve çoğulu da yoktur. Ancak cinsleri olan varlıkların isimleri çoğul yapılabilir. Cinsleri olmayanın ismi de çoğul yapılamaz. Lisanımızda "şehirler" denilir ancak yine bir şehir olan fakat bir ikincisi olmayan İstanbul için "İstanbullar" denilerek çoğul yapılamaz. Ancak muhtelif lisanlarda Allah'u Teâlâ'nın ayrı ayrı isimleri olabilir. Türkçe'de Tanrı, Farsça'da Hudâ, İngilizce'de God, Fransızca'da Dieu gibi. Ne var ki bu isimler "Allah!' gibi özel isim değildir. ilâh, rab, ma'bud gibi cins isimdirler. Arapça'da ilâhın çoğuluna "âlihe", rabbın çoğuluna "erbâb" denildiği gibi Farsça'da Hudâ'nın çoğulu da "hudâyâ... Devamı

"Kahpe felek!" gibi bir ifadeyi kullanmak doğru mudur?‏

2011-12-28 21:41:00

  "Sizden biriniz zamana sövmesin, çünkü zaman gerçek fail değildir, yapan Allah'tır. Bu musibetleri başınıza getirdiğine inandığınız zaman sövdüğünüzde, Allah'a sövmüş olursunuz. Çünkü musibetleri başınıza getiren zaman değil, Allah'tır. Cenab-ı Hakkın 'Ben zamanım' demesi ise, 'Ben zamanın sahibiyim' anlamındadır." FELEK, HER NE KADAR "dünya, kader, talih, dehr, asr ve zaman" anlamına gelse de, öteden beri herkesin çattığı bir suç makinesi ve bir şikâyet kutusu olmuş. Kafası kızan feleği suçlar, canı sıkılan feleğe taş atar. İnanç noktasında feleğe çatmanın sakıncası ve insanın imanına zarar vermesi, feleğin kader ve dehr (zaman) anlamında kullanıldığı zamandır. "Dehre sövmeyiniz, çünkü Allah dehirdir" hadisi en çok bilinen hadislerden biridir. (Müsned, 2:259) Sahihi Buharî'de geçen bir hadis de aynı noktaya dikkatimizi çeker: "'Vay şu dehrin mahrumiyet ve hüsranına' diye sövmeyiniz. Çünkü Allah dehirdir." (Buharî, Edeb 101) Aynı konuda Buharî'nin rivayet ettiği bir başka hadis de şu mealdedir: "Allah Teala buyuruyor ki: Âdemoğlu dehre söverek bana eziyet verir. Halbuki Ben dehrim. Her şey Benim elimdedir. Geceyi, gündüzü Ben idare ederim." (Buharî, Tefsir 45) Görüldüğü gibi, bu konudaki bütün hadislerde "dehr" kavramı geçiyor. "Dehr" zaman manasına geldiği gibi, gece ile gündüzün art arda gelmesine de denir. Asr Suresi'nde Cenâbı Allah "asr"a yemin ediyor. Çünkü her şey zaman içerisinde meydana gelir. Zaman, Cenabı Hakkın bir memuru olarak ö... Devamı

Onlar Eşlerine Nasıl Hitab Ediyorlardı?‏

2011-12-28 21:34:00

       İşte İslam büyükleri ve Kanuni'nin eşlerine sevgi sözcükleri: Sevginin, insan psikolijisine olumlu katkı yaptığını vurgulayan ; Mevlânâ Hazretleri aşk ve sevginin benliği hor ve hakir kılıp, insanı yükselttiğine dikkat çekiyor. "Onsuz bütün beden tamahtan ibarettir. Tamah ise alçaltandır. Sevgi ve şefkat insanın, öfke ve şefkat ise hayvanın temel hasletleridir. Sevgi güneştir; ama kusurları örtmede gece gibi olun!" şeklinde özetler aşk ve sevgiyi. Osmanlı İmporatorluğu'nun en şaşaalı döneminde yaşamış ve koca imparatorluğun bir anlamda kaderine hükmeden kararlara etki eden birisi olarak Hürrem Sultan'ın bu anlamda Kanuni Sultan Süleyman'a yazdığı mektup ve ona hitapta kullandığı ifadeler çok önemli; "Ayağınızın bastığı toprağı yüzlerce defa öptükten sonra, benim güneşim ve saadetimin sermayesi sultanım." "Eğer siz, bu ayrılık ateşi ile yanmış, ciğeri kebap, sinesi harap olmuş, gözleri yaşla dolmuş, gecesini gündüzünden ayıramayacak kadar hasret denizinde boğulmuş biçareyi; aşkınızla, Ferhat ve Mecnun'dan beter olmuş âşık kölenizi sorarsanız, sultanımdan ayrı olduğumdan beri bülbül misâli âhım ve feryatlarım dinmemiştir. Öyle bir hale düştüm ki, bu hasretin verdiği kahrı ve acıyı, Rabbim düşmanlarıma vermesin." Saraya bir esir olarak getirilen Hürrem Sultan'ı görür görmez Kanuni Sultan Süleyman Han'ın da bir anda âşık olduğunu haber verir kaynaklar. İnsan bir kere de âşık olunca artık onu anlatmayla geçer bütün vakti. Hürrem Sultan'ın Kanuni'ye yazdığı o sözlerden sonra şimdi gelin hep birlikte Kanuni Sultan Süleyman'ın o... Devamı

KADİR GECESİ DUASI VE KADİR SURESİ

2011-12-27 21:12:00

  Kadir Gecesi  - Geceniz Mübarek olsun   Kur’ân-ı Kerîm’de medhedilen en kıymetli gecedir. Kadir gecesinin fazîleti, üstünlüğü (bin aydan daha fazîletli, kıymetli, hayırlı olduğu), bizzât Allahü teâlâ tarafından, Kadir sûresinde açıkça bildirilmiştir.Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hak, bu mübarek gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır:  "Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?  Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.  O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar." (Kadir Suresi )    Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyuruyor: "Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır." "Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır." Müminlerin annesi Hz.Aişe (r.a.) şöyle diyor : -Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi'ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim? Şöyle buyurdu: - Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü anni. (Allah'ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.) Peygamberimiz (sav) buyuruyor: "Kadir gecesinde bir defa, Kadir sûresini okumak, (başka zamanda) Kur’ân-ı kerîmi hatmetmekten daha sevâptır. Bu gece koyun sağma müddeti kadar namaz kılmak, ibâdet etmek, bir ay her geceyi ibâdetle geçirmekten daha kıymetlidir." Bu mübarek gecede dua sünnettir. O ica... Devamı