AYDOĞDU ÜZERİMİZE-1

ÇOCUK SEVGİSİ

2011-12-28 23:54:00
 
 
ÇOCUK SEVGİSİ
 
 
 
Çocuk, cennet nimetlerinden biridir.
 
 
 
Çocuk kokusu, cennet kokularindandir.
 
 
 
Her ağacın bir meyvası vardır. Gonülün meyvası da çocuktur.
 
 
 
Çocuklarinizi Çok öpün, her öpüşte Cennetteki dereceniz yükselir.
 
 
 
Çocuk sevgisi, Cehennem ateşine karşı perdedir.
 
 
 
Çocuklara iyilik etmek, Sıratı geçmeye sebeptir. Onlarla beraber yiyip içmek, Cehennemden kurtuluştur.
 
 
 
Cennetteki "Sevinç sarayı"na, ancak çocukları sevindirenler girer.
 
 
 
Evladınıza ikram edin, nasıl ana-babanızın sizde hakkı varsa, evladınızın da sizde hakkı vardir.
 
 
 
Çocuksuz bir evin bereketi olmaz
 
Bu hadisleri bahsettikten sonra konumuza gecelim:
 
Hz. Peygamber (s.a.s.), sevgili torunlari Hz. Hasan ve Hz. Huseyinli kucagina alir, oksar, oper ve severdi. Hatta namaz kilarken sevgili torunlari mubarek omuzlarina cikarlardi.Onlar rahatsiz olmasinlar diye de torunlari omuzlarindan inene kadar secdeden basini kaldirmazdi.
 
 
 
Sevgili Peygamberimiz, Hz. Muhammed (s.a.v.) sokak ve carsilarda karsilastigi cocuklara selam verir , saclarini oksar ve onlara ikrâmda bulunurdu. Cocuklara karsi cocuk gibi davranir, onlarin dunyalarina girebilmeyi en iyi O basarirdi.
 
 
 
Bir hadis-i seriflerinde:
"Kucuk cocugu olan, onun hatiri icin cocuklassin."
buyurmuslardir. Yani burdan anliyoruz ki "Cocukla cocuk olunmaz" cumlesi tamamen yanlistir.
 
 
 
Kalbinin katiligindan sikayetci olan birine
"Yetimin basini oksamayi, onlari sevmeyi ve onlara ikram etmeyi''
ogutlemistir.
 
 
 
Yine bir hadis-i seriflerinde:
"Cennette ferahlik ve sevinc evi denilen oyle gosterisli bir yer vardir ki, oraya yalniz cocuklari sevindirenler girebilir."
buyurmuslardir.
 
 
 
Bir gun Rasulullah (s.a.s) Hz. Ali'nin oglu Hasan (r.a .)'i opmustu. Yaninda bulunan Akra:
"Benim on cocugum var, hic birini opmedim."
dedi. Rasulullah (s.a.s) hayretle Akra'nin yuzune bakti ve buyurdu ki:
"Eger Allah sizin gonullerinizden rahmet ve sefkati cekip cikarmissa ben ne yapabilirim?"
buyurdu.
 
 
 
[Peygamber Efendimiz (s.a.s.), hayatinda hic bir cocugu uzmemis ve kalbini kirmamistir. Kucuk yasta Rasululah'a hizmet etmeye baslayan Enes ( r.a) diyor ki:
"On sene Hz. Peygamberle (s.a.v.)hizmet ettim. Bana bir defa olsun uf demedi. insanlarin en guzel huylusuydu. ''
 
 
 
 
Ornegimiz ve onderimiz Peygamber Efendimiz (s.a.s.), cocuklarin egitimiyle yakindan ilgilenmis; onlarin hayirli bir nesil olarak yetismelerine cok buyuk ehemmiyet vermistir. Bakiniz bu konuda neler buyurmuslar ve ne guzel bir egitimci ornegi vermislerdir:
 
 
"Cocuklariniza iyi bakiniz! Onlari guzel terbiye ediniz."
 
 
 
"Cocugu guzel terbiye etmek ve ona guzel bir isim vermek, evladin baba uzerindeki haklarindandir."
 
 
 
Bir anne ve babanin birakacagi en guzel ve degerli miras: islam'a, Kur'an'a tabi olan, vatanini, milletini seven, caliskan, durust ve terbiyeli cocuklar yetistirebilmektir. Sevgili Peygamberimiz ( s.a.s.) su hadis-i serifiyle bunu beyan etmislerdir:
 
"Hic bir baba cocuguna guzel ahlak ve terbiyeden daha ustun bir hediye vemis olamaz."
 
 
 
Dunya ve ahiret saadetimiz icin islam ahlakina sahip olmak ve bu kaideleri hayatimizda yasayip, yasatmak gerekir. Zaten islam'in gayesi, guzel ahlaki tesis etmek degil midir?
 
 
 
Goruldugu gibi, Yuce Peygamebirmiz (s.a.s.) bu konuda da gereken seyleri bizlere aciklamistir. O halde, Peygamberimizin emirlerine itaaat edelim ki; dunyamiz huzurlu ve sen, ahiretimiz mutlu ve gulsen olsun. Ne mutlu Peygamber'ini ornek alan, O'nu, onder ve sunnetine uygun hayat yasamayi dustur edinen musluman cocuklara!...
 
 
 
"Cocuklari hakkiyla sevmeyi, onlarla ilgilenmeyi, onlari cesitli tehlikeler karsisinda korumayi cehennemden kurtulusa vesile sayan" Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)'in coluk cocuguna duskunlugunu Enes b. Malik (r.a) soyle nakleder: "Ben Rasulullah (s.a.s.) kadar coluk cocuguna, aile fertlerine, eli altindakilere merhameti olan hicbir kimse gormedim. Hz. Peygamber ( s.a.s.)'in oglu Ibrahim, Medine'nin yuksek taraflarindaki koylerin birinde sut annesinin yaninda bulunuyordu. Hz. Peygamber (s.a.s.) -biz de beraberinde oldugumuz halde- onun yanina giderdi. Bir defasinda Hz. Peygamber ( s.a.s.) o eve gitmisti ki, ev o sirada duman icindeydi. Cunku Ibrahim'in sut babasi bir demirciydi. Peygamberimiz (s.a.s.), Ibrahim'i kucagina alir, onu oper, sonra da geri donerdi."
 
 
 
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) ozellikle yetim ve yoksul cocuklarla yakindan ilgilenir, kiz cocuklari arasinda hizmetci ve isci gibi calismak mecburiyetinde kalanlara da merhametle davranir, onlarin her istedigini dinler, her ihtiyacini gidermeye calisirdi. Nakledecegimiz su hadise bu acidan enteresandir:
 
Hz. Muhammed (s.a.s.) in cebinde on lirasi (on dirhem) vardi. Dort lirasina elbiseciden bir gomlek aldi. Disariya cikinca yoksul bir Medineli: "Ey Allah'in Rasulu, o gomlege cok ihtiyacim var, onu bana verir misin?" dedi. Peygamberimiz ( s.a.s.), gomlegi yoksula verdi. Elbiseci dukkanina tekrar girdi, geri kalan paranin dort lirasina kendisi icin bir gomlek satin aldi.
 
 
 
Disariya cikinca kucuk bir kizin agladigini gordu. Hemen yaklasip sebebini sordu. Bir evde hizmetcilik yapan bu kucuk kiz: "Ev sahibim bana un almak icin iki lira vermisti, onu kaybettim, onun icin agliyorum" dedi.
 
 
 
Peygamberimiz (s.a.s.) son kalan iki lirayi da bu kizcagiza verdi. Fakat kucuk kiz aglamaya devam ediyordu. Peygamberimiz ( s.a.s.) tekrar sordu: "Kaybettigin iki liraya yeniden kavustun, hala nicin agliyorsun?"
 
Kiz: "Eve gec kaldim, beni dovmelerinden korkuyorum!" cevabini verdi.
 
Bunun uzerine Hz. Muhammed (s.a.s.), kucuk kizin elinden tuttu: " Korkma yavrum, gel benimle!" dedi. Onu eve kadar goturdu, once selam verdi. Ancak ucuncu selaminda kapi acildi. Peygamberimiz: "Ilk selamimi duymadiniz mi?" deyince "Duyduk ama selaminizin artmasini ve sesinizi daha cok duymayi arzu ettik. Sana canimiz feda ey Allah'in Rasulu, buraya kadar niye zahmet ettiniz?" dediler. Peygamberimiz (s.a.s.): "Su kizcagiz, gec kaldim diye dovulmekten korkuyordu da bunu size kadar getirdim." cevabini verdi. Ev sahibi: "Ey Allah'in Rasulu, sizin evimize gelmenize sebep oldugu icin bu hizmetci kizi (cariyeyi) azad ediyorum. Artik hurdur" deyince, Hz. Peygamber ( s.a.s.) soyle buyurdu: "Allah'in bana verdigi on lira ne kadar bereketli imis! Allah onunla peygamberine ve Medineli bir yoksula birer gomlek giydirdi, bir kiz cocugunu da sevindirdi, hurriyetinin bagislanmasina vesile oldu! Suphesiz bize sonsuz gucuyle rizik veren O'dur."
 
 
 
Annelerin cocuklarina gosterdikleri sefkat ve merhamet, peygamberimiz memnun ederdi. Bir gun fakir bir kadin cocugu ile Hz. Aise (ra)'yi ziyarete gelir. Hz. Aise, evde olanlara ikram edecek bir hurmadan baska bir sey bulamaz. Hurmayi anneye verir. Anne, hurmayi ikiye bolerek cocuklarina yedirir. Bundan son derece duygulanan Hz. Aise, olayi Peygamberimize anlatinca, Peygamberimiz:
"Kimin kiz cocuklari olur ve onlari gecindirmekte sabir ve tahammul gosterirse, onlar o kimse icin cehenneme siper olur."
 buyurdu. 
 
 
 
Bir gun Halit b. Said, peygamberimizi ziyarete gelmis, kizi Eme'yi de beraber getirmisti. O zaman Eme kucuk bir kizdi. Arapcayi henuz bilmiyordu. Babasi Habesistan'dan yeni donmustu. Uzerinde sari bir elbise vardi. Resulu Ekrem elbisesinin guzel oldugunu soyleyerek Emel'e iltifat etmek istedi. Ona elbisesini gostererek habesce guzel anlaminda "sene sene" buyurdu. Bu peygamber sicakligindan cesaret alan Eme, Efendimizin arkasina gecerek peygamberlik muhruyle oynamaya basladi. Babasi onu azarlayinca, sevgi selalesi Efendimiz, birak cocugu! Diyerek Eme'nin nubuvvet muhruyle oynamasina izin verdi. Bu laubali davranistan cocugu babasi gibi azarlamak bir yana, onun azarlanmasina bile razi olmadi.
 
 
 
Efendimizin amcazadeleriyle ve diger cocuklarla nasil mesgul oldugunu gosteren bir rivayet vardir. Cihan gunesinin bu fani aleme veda ettigi tarihte Amcasinin oglu Abdullah ibni Abbas 13, kardesi Ubeydullah ise 12 yasindaydi. Resulu Ekrem onlari muhtemelen daha kucuk yaslarda, diger cocuklarla birlikte yarisa sokardi. Hepsini bir siraya dizer, yarisi kim kazanirsa ona mukafat verecegini soylerdi. Cocuklar vaad dilen hediyeyi almak arzusuyla var gucleriyle kosarlar, yarisi ben kazandim diye kimi kendini Efendimizin kucagina atar, kimi arkasina dolanip sirtina sarilirdi.   Bir cocugun kendisini peygambere bu kadar yakin hissetmesi, onun kucagina pervasizca atilabilmesi son derece dikkat cekici ve uzerinde ibretle dusunulmesi gereken bir hadise degil midir?
 
 
 
Onemli bir sahsiyetin cocuklarla mesgul olmasi, hele onlarin oyunlarina katilmasi, bazi toplumlarda bir nevi cocukluk sayilarak yadirganir. Bu durumun cocugu musbet yonde nasil etkileyecegi, onu fevkalade onurlandirip sahsiyetini gelistirecegi pek hesaba katilmaz. Iste Peygamber Efendimizin cocuklarla mesgul olmasinda boyle bir incelik aranmalidir.
 
 
 
Peygamberimizin cocuklara olan sevgisi, ibadet ederken bile dikkat cekerdi. Namaz kilarken cocuk aglama sesi duysa, namazi uzatmaz, kisa keser ve kendisiyle birlikte namaz kilan cocugun annesinin serbest kalmasini ve cocugu ile ilgilenmesini isterdi.
 
 
 
Abdullah b. Cafer peygamber Efendimizin amcasi Ebu talibin torunudur. Babasi Cafer ilk muslumanlardan olup hanimi ile beraber Habesistana hicret etmis ve abdullah orada dunyaya gelen ilk musluman cocugu olmustur. Daha sonra ailesiyle birlikte medineye gelmistir. Resulullah vefat ettiginde on yasinda idi. Iste onun anlattigina gore; peygamber efendimiz bir sefere cikip geri medineye donerken yolda cocuklar tarafindan karsilanirdi. Peygamber efendimiz ilk gelen cocugu hayvanin onune bindirir, ikinci gelen cocugu da arkasina bindirirdi.
 
 
 
Bu konudaki bazi hadisler:
 
Kiz cocugu dogdugu zaman, Allah onun uzerine bereketi yagdiran bir melek gonderir. Ve o melek soyle der: "Aciz bir kul zaiften dogdu. Ona yardim edenler, kiyamete kadar yardim gorucudurler." Erkek cocuk dogdugunda Allah Telalâ ona da semadan bir melek gonderir ki, o cocugun iki gozu arasindan oper ve der ki "Allah sana selam gonderdi."
Ravi: Hz. Enes (r.a.)
 
 
 
Allah gazab etmez (durup dururken), Gazab ettiginde de bundan dolayi melekler tesbihe dururlar. Cocuklari, masumlari Kur'an okurken gordugunde Allah'in rahmeti artar.
Ravi: Hz. Ibni Omer (r.anhuma)
 
 
 
 
Dusuk olarak dogan cocuk, annesi babasi Cehenneme dustugunde, "Allah'la mucadele" (buradaki  mucadele mecazidir) eder. Kendisine: "Ey Allah'la mucadele eden cocuk al anneni babani da gir cennete" denir. O da onlari gobek bagi ile surukleyip Cennete goturur ve sokar.
Ravi: Hz. Ali (r.a.)
 
 
 
Ben, kiyamet gunu secdeye izin verilecek ilk kimseyim. Sonra basimi kaldirmaya izin verilir. Ben de basimi kaldiririm ve sagimda ve solumda duran ummetimi tanirim. Denildi ki: "Onlari nasil tanirsiniz ya Resulallah?" Buyurdu ki, Abdest azalarinin ve alinlarinin parlakligindan Ve yine onlerinde nur gibi parliyan cocuklarindan.
Ravi: Hz. Ebud Derda (r.a.)
 
 
 
Kiz cocuklari merhamettir. Techiz edilmislerdir ve bereketlidirler. Kim ki bir kizi olursa, Allah o kizi o kimseye Cehenneme perde eder. Iki olursa, onlar sebebiyle o kimseyi Cennetlik eder. Kimin ki uc kizi varsa veya uc kiz kardesine bakiyorsa, ondan cihad ve sadaka sakit olur.
Ravi: Hz. Ibni Enes (r.anhuma)
 
 
 
Mu'minlerin cocuklari cennette bir tepededir. Onlar, kiyamete kadar, Ibrahim ( a.s.) ile zevcesi Sâra'nin terbiyesi altindadirlar.
Ravi: Hz. Ebû Hureyre (r.a.)
 
 
 
Cocuklarinizin ilk sozu "Lâ ilâhe illallah" olsun. Olumlerinde de "Lâ ilâhe illallah"i telkin edin. Boyle olursa bin sene de yasasa, Allah ondan bir gunah sormaz.
Ravi: Hz. Ibni Abbas (r.anhuma)
 
 
 
 
Esselamu aleykum ey cocuklar. (Efendimiz(s.a.v) cocuklara rastladiginda kendilerine selam vermistir.)
Ravi: Hz Enes (r.a.)
 
 
 
Kiyamet gununde muslumanlarin oniki yasina kadar olan cocuklari arsin altindadirlar. Sefaat ederler ve sefaatleri kabul olunur. Onucune ulasanlarin ise lehine yahut aleyhinedir. (Yani buluga erenler hesap verirler)
Ravi: Hz. Ebû Umame r.e
 
 
 
Dusuk cocuklara da isim koyun. Allah onunla mizaninizi agirlastirir. Zira onlar kiyamet gunu gelir de soyle derler: "Ey rabbimiz beni zayi ettiler ve bana isim vermediler.
Ravi: Hz. Enes (r.a.)
 
 
 
Sizin kucukleriniz Cennet ehlinin de kucukleridir. Onlardan birisi babasina mulaki olurda elbisesini tutar ve Allah, ana ve babasini Cennete sokuncaya kadar onu birakmaz. (kucukken olen cocuklar)
Ravi: Hz. Ebû Hureyre (r.a.)
 
 
 
Allah'in rukuda kullari, emzikli cocuklar ve otlayan hayvanlar olmasaydi, Allah azabi uzerinize dokerdi de tas gibi olurdunuz.
Ravi: Hz. Malik Ibni Ubeyde (r.a.)
 
 
 
Musluman iki kisi yoktur ki aralarinda buluga ermemis iki veya uc cocuk olsunde onlar da sevab umsunlar ve sabretsinler de, ebeden Cehennemi gorsunler, bu olmaz.
Ravi: Hz. Ebû Zerr (r.a.)
 
 
 
 
Kendiniz cocuklariniz, hicmetciniz veya maliniz hakkinda fena dua etmeyin. Olur da saatina rastlar Allah tarafindan kabul olunur.
Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
 
 
 
Hayvan ve cocuklarinizi gunes battiktan sonra salmayin, yatsinin koyu karanligi gecinceye kadar. Zira gunes battiktan yatsinin karanligi gidinceye kadar ki zaman seytanlarin bosandigi zamandir.
Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
 
 
 
Son olarak bir tavsiye:
 
Bebekler ve cocuklar yeni uykudan uyandiklarinda "kaymak" diye tabi edilen bogazlari cok guzel kokar. Mis gibidir.  Onlarin etlerini butlarini isirin, oynasin onlarla. Yanaklarini opucuk bombardimanina tutun.  Cocuklarla cocuk olun Sizi goren cocuklar korkusundan kacmasin, sevinclerinden firildak gibi olsun. Insanlara olan merhametiniz kesinlikle artar.
 
 
 
Cok guzel bir duygu bu.
 
Cocuklarla cocuk olmaniz dilegiyle...
 
Allah herkese anne veya baba, dayi veya teyze, hala veya amca olmayi nasip etsin.
 
Amin!
 
 
Kaynak: "Ramuz El E-Hadis" Kitabidir.
Kitabin Yazari: Zaif Ahmet Ziyauddin Gumushanevi
Yorumlayanlar: M.Zahid Kotku & Prof. Dr. Cevat Aksit
       

572
0
0
Yorum Yaz